El oyma kapı

 

Antre
Antre

Zorla Baba

Çocukluğumdan bu yana şehir hayatı içerisinde büyümüş olmama rağmen geleneksel, yöresel, etnik, bohem tarzda olan dekorasyonlar ilgimi çekmiştir. Hatta bayılmışımdır. Belkide baba memleketi olan Bolu Gerede’ye çocukluğumda çok sık gitmemin etkisi altında kalmışımdır. Babam çok küçük yaşlarda babasını kaybedince annesi maalesef kocasının erkek kardeşiyle evlendirilmiş. O zamanlar da, örf mü desem metazori mi desem adı her neyse bu saçmalığın, ne yazık ki uygulanıyormuş. Ne yazık ki hala da süre gelen birçok yöremiz var. Adetlere göre kadın çocuğuyla dul kaldığında kadının yeniden evlenerek çocuğa üvey baba getirme düşüncesi aile büyüklerini endişelendirirmiş. Üvey baba  gelir korkusuyla kadının ve erkeğin fikri alınmadan sorgusuz sualsiz yengeyle kayın evlendirilirlermiş. Babama üvey baba gelmesin diye babaannemi babamın amcasıyla evlendirmişlerde ne olmuş.? Babam, hayatı boyunca midesini bulandıran bir travma olarak sözederdi bu evlilikten. Zavallı babacım. Belkide babaannem, hani helal süt emmiş derler ya, öyle biriyle mutlu bir evlilik yapmış olsaydı, babamda küçük yaşta anasından kopmaz sevgiyle büyüyebilirdi.

Babam, annesinin amcasınla olan eviliğini kabullenememiş.

İçine sindiremediğinden yaşadığı yeri terk-i diyar eyleyerek İstanbul’daki dayısının yanına kaçıvermiş. Bu nedenle olsa gerek rahmetli memleketine pek gidesi olmazdı. Fakat biz kardeşler akrabalarımızı özler tuttururduk gitmek için. Annem pek severdi bizimle Gerede’ye gitmeyi. Ender durumlardan biri olan iki eltinin iyi geçinmesi olayını başarmış bir kadındı 🙂 Canım yengemde aynı sevgi saygı içerisinde annemi severdi. 100 yıllık ahşaptan yapılma babaanne evinde toplaşırdık sülalece. Amca çocukları, hala çocukları, büyük amcalar, onların çocukları. Öylesine güzel bir şölen olurdu ki benim için. Hala hatırımda çok fazla anı var. Bizim muzip hala oğlunun, korku odası konsepti hazırlayarak bizleri altımıza çişimizi kaçırana kadar korkuttuğu günleri unutamam. Çocuğuz işte canımız korkmak istemiş:)

Oturma sedirlerinin üzerine serilmiş el emeği göz nuru hazırlanmış örtüler, danteller. Ahşap el oyması kapılar. El dokuması halılar, kilimler. Şehirde şömine adı verilen lükse giren ama bu tip evlerde neredeyse her odada bulunan dev ocaklar. Odun kokusu…

Akşam olunca yüklüklerden çıkarılıp yerelere seriliveren döşekler. Saten den yapılmış el işi yorganlar. Dantel kenarlı yastık kılıfları. İşte ben bunların hepsini çok sevdim.Hala da çok seviyorum. Evimde de bu güzel anılarımı bana hatırlatıcak babaanne, dede yadigarı olan bazı objeler ,kilimler kullanıyorum. Onlara baktıkça çocukluğumu hatırlamak bana mutluluk veriyor.

Özümüzü seviyorum.

Vatan Tv de yayınladığımız Haydi Gezelim programını da ekipçe çok severek hazırlıyoruz. Türkiye’min her köyüne ,her şehrine gitmek istiyoruz. Yöresel, etnik kültürümüzü tanımak ve tanıtmak istiyoruz. Bu yazımda sizler için geleneksel dekorasyon örneklerinden bir kaç tanesini paylaşmak istedim, umarım beğenirsiniz.

Hayat Paylaşınca Güzel

 

 

 

 

Bayıldım
Bayıldım
el-oymasi-yukluk
El oyması yüklük
sark-usulu
Şark usulü
Geleneksel
Geleneksel
Hadi buyrun
Hadi buyrun
Ayla Hanım konağı :)
Ayla Hanım konağı 🙂
Çeyiz sandığı
Çeyiz sandığı
Göz nuru
Göz nuru
Açıl susam açıl
Açıl susam açıl
Sevgili Ümmü Erbil elleriyle kahve yapmış
Sevgili Ümmü Erbil elleriyle kahve yapmış
Ne düşünüyor acaba?
Ne düşünüyor acaba?
Ahşap el oyma dolap
Ahşap el oyma dolap

Cevap yaz