7.6 C
Istanbul, TR
20 Nis 2019
Ana Sayfa Blog Sayfa 10

Düğmeli evler-Akseki

Akseki fotoğraf sergisinden

Antalya,Akseki

 

Antalya Havalimanı – Akseki arası 150 km 

img_9103

Haydi Gezelim

Vatan Tv Haydi Gezelim ekibi bu hafta sizler için Antalya Akseki’nin altını üstüne getirdi. Her hafta olduğu gibi bu hafta da düzenlenen klasik turlara inat bizler sizlere kendi imkanlarınızla gidilecek ve keşfedilecek yerlere götürüyoruz. Akseki belediyesi M. İsmet Uysal başkanımızın ve sevgili Akseki’nin saygın Gündoğdu Ailesi’nin daveti üzerine onları kırmadık ve hemen yola koyulduk.Oldukça sıcak ve sevgi dolu tanışma seremonisinden sonra keşifimize için yola koyulduk.

Düğmeli Evler

İsmini ilk işittiğim andan itibaren gerçekten merakımı cezbetti.Düğmeli Evler sizin gözünüzde nasıl canlanıyor bilmiyorum ama, ben gözümde bir türlü canlandıramamıştım. Düğme ve ev birbiriyle örtüşmedi bir türlü kafamda 🙂

Düğmeli ev
Düğmeli ev

Evlerin ana yapısı, dokusu doğal taş. Bu yapıların yüzlerce yıl evvel Ermeni, Rum, sonrasında ise Türk ustalar tarafından yapıldığı bilinmektedir. Ahşap şeritler çekilerek taşların birbiriyle kaynaması ve sağlamlaştırılması sağlanıyor.Hiçbir koruma önlemi almaksızın, çürümeden yüzlerce yıl dayanır. Sökülerek yapıdan yapıya kullanılır.Evler, büyüklüğüne göre iki veya dört odalı, uzun ve geniş köşklü (sofalı), ahşap direkler üzerinde ahşap ayazlıklıdır(teraslı). Her odada davlumbazlı ocak vardır. Köşkün veya ayazlığın uygun bir bölümü aşlık olarak düzenlenmiştir. Sedir katran ağacından kestikleri ahşabı birbirinin içine kenetlenecek şekilde iskelet olarak kullanıp, binayı taş yığarak, herhangi bir harç veya çimento gibi malzeme kullanmadan yapmışlar.İskeletin dışarda kalan kısımları da düğme gibi gözüktüğü için adına düğmeli (pişduvan) evler demişler. Köydeki evlerin tarihi silueti korunmuş; 2012’de Çekül Vakfı’nın TARİHİ KENTLER BİRLİĞİ’ne üyeliği kabul edilmiş.

Düğmeli evler, Antalya Akseki ilçesinin Sarıhacılar Köyü’nde. Bu oldukça farklı dokuya sahip köy zamanında İpek Yolu olarak kullanılıyormuş. Dünyanın her yerinden gelen geçen tacirler bu yolu kullanarak ipek yolu üzerinde yol alıyorlarmış. Akseki Belediyesi 1864 yılından bu yana ilçe. Benim üzüldüğüm, bunca yıllık geçmişi olan bir yörenin, bu kadar atıl hale gelmesi…

Sarı hacılar cami
Sarı hacılar cami

Geçmişi 600 yıl olan Sarıhacılar Camii, görülmeye değer güzellikte tarihi eserlerden birisi. Bu köydeki evlerin birçoğu atıl ve kagir durumda. Kiminin çatısı yıkılmış, kiminin bacası, kiminin kapısı. Oldukça değerli bir kültüre ve geçmişe sahip oysa ki. Tam da  zamanında sayın Akseki Belediye Başkanı M. İsmet Uysal makamına yerleşir yerleşmez derhal ele almış kıymetli kültür mirasımızı. Misafirperver başkanımızla çok keyifli sohbetler gerçekleştirdik. Son derece mütevazı kişiliğiyle bizlere Düğmeli Evler’in ve Sarıhacılar Köyü’nün hikayelerini anlattı. Bu esnada Sarıhacılar Köyü’nün tek ve muhteşem Butik Otel ve restaurantı olan Ayşe Naz Hanım Konağı’nın sahibi Mustafa Bey bizleri ekipçe çok güzel ağırladı. Kendileri bizlere yöresel yemekler hazırlatmışlar. Hepsi birbirinden lezzet de idi. Böylesine değerli tarihi geçmişi olan Sarı Hacılar Köyü’ne sahip çıktıkları için bizzat kendilerini kutluyorum. Hızlı bir şekilde yapılanma, revize ve restorasyon devam ediyor. Her yıl belediye tarafından  gerçekleştirilmekte olan Kardelen Festivali için çalışmalar bu yıl daha da hızlandırılmış.

Düğmeli Köy üç hane 

Akseki fotoğraf sergisinden
Akseki fotoğraf sergisinden

Sarı Hacılar Köyü’nün içerisinden geçmekte olan İpek Yolu kullanılmaz hale geldikten sonra köy yavaş yavaş kendi kaderine terk edilmiş. Ekmek parası kazanma ümidiyle başka başka yerlere göçler başlamış. Zamanla, azalan nüfus içerisinde yalnızca yaşlılar kalmış. İlerleyen yıllarda kaderiyle baş başa bırakılan Düğmeli Evler maalesef bakımsızlıktan yıkılmaya yüz tutmuşlar. Gel zaman git zaman köyde bir Allahın kulu kalmayınca haritadan silinmek üzereyken, yerlilerin torun torbaları kendi aralarında bir dayanışma derneği kurarak burayı ayakta tutmaya karar vermişler. E iyi de yapmışlar. Bir düşünsenize size nerede doğduğunuzu veya deden nereli dediklerinde haritadan silinmiş bir yer söylemek biraz tuhaf olurdu sanırım 🙂 İşte bu ayıbı yaşamamak adına olsa gerek bu dernek köye üç kişiyi üç ayrı eve yerleştirerek ve maaş bağlayarak haritadan silinmesine engel olmuş .Biraz geç de olsa kültür miraslarına sahip çıkmışlar. Tebrik ederim.

Aylanın kafası evinin önünde :)
Aylanın kafası evinin önünde 🙂

Yöresel Yemekler

Bizlere ikram edilen ve tanıtılan yemekler arasında nohutlu beyaz pancarlı ve tam yağlı yoğurtlu tarhana çorbası çok lezzetliydi. Yanında sebzeli bulgur pilavı ve yörede sık kullanılan kabuklu fasülye yemeği de aynı lezzetteydi. Kabuklu fasülye, barbunya ile birlikte harmanlanarak pişirilmişti.

Düğmeli Evler Müzesi

Müzeden
Müzeden

Onarılmış, revize edilmiş binalardan bir tanesi Sarı Hacılar Köyü’nde müzeye dönüştürülmüş. Oldukça emek harcanmış. Içeriye girer girmez büyülendim! Bugüne kadar gezip dolaştığım en güzel yörük müzesi diyebilirim. Içeride kaç saat çekim yaptık hatırlamıyorum. Her ayrıntı düşünülmüş. Tavsiye ederim Akseki’ye bu köyü ve müzeyi gezmek için gidilebilir.

Müze
Müze

Tarihi Konak Benim Favorim

İşte benim favorim. Tek kelimeyle buraya bayıldım. Konak 1840 yılında köyün ağası tarafından inşa edilmiş. Vallahi ağa ne kadar zevkli ve ehl-i keyf adammış. Bir konak inşa etmiş içerisinde yok yok. O yıllara göre ve bir köy içerisinde olduğunu göz önünde bulundurursak harika bir konak ortaya çıkmış diyebilirim. Bu konakta haliyle geçmiş tarihinden dolayı restore edilmiş ve korumaya alınarak turizme kazandırılmış. Belediye başkanı M. İsmet Uysal eşliğinde burayı ziyaret ettiğimizde tabi takılmadan duramadım. Başkana ısrarla burada kalmak istediğimizi söyledim. Bu arada burası da müzeye dönüştürülmüş. Tabii ki başkanımız tüm nezaketiyle gülümsedi. Hayır demedi ama gülümsemesinden ne demek istediği anlaşılıyordu 🙂 Mimarisi oldukça kullanışlı ve şık döşenmiş. Konağın misafir salonunda birde bize kaşık oyunları gösterisi hazırladıklarını görünce Vatan Tv ekibi olarak çok onore olduk. Sevgili Ümmü Erbil, başkanımızla ve ekiple tadına doyum olmayan bir röportaj gerçekleştirince çok keyifli anlar yaşadık. M. İsmet Uysal başkanımızın kaşık oyununda ekibe eşlik etmesi ise bambaşka bir neşe kattı.

img_9125
Akseki belediye başkanımızla hep birlikte oynadık.

Gezimizin son durağına kadar bizlere eşlik eden sayın Akseki Belediye Başkanı M. İsmet Uysal’a, Gündoğdu Ailesi’ne, Ayşe Naz Hanım Konağı’na, Duruk Otel ve ekibine, Vatan Tv ailesinden Haydi Gezelim ekibi olarak bizleri en iyi şekilde ağırlayan ismini sayamadığım Tüm Akseki halkına teşekkürlerimizi sunarız.

Her zamanki gibi bu gezimizde de sanatçı sevgili Ümmü Erbil nam-ı diğer Ümmü kızımızın ne kadar sevildiğine şahit olduk.

Ümmü Erbil ve Aylanın kafası
Ümmü Erbil ve Aylanın kafası
Akseki safari
Akseki safari
Fatih Bedir ve Ümmü kız
Fatih Bedir ve Ümmü kız

img_9129

Harikalardı :)
Harikalardı 🙂

evim güzel evim

Aylanın kafası yaptı güzel olmuş mu?
evim güzel evim
evim güzel evim

İzmir-ödemiş

kestane

  Vallahi Ege insanı bir başka oluyor.

 1 yıl önce taşındığım evimdeki karşı komşumla ilk defa dün asansörde karşılaştık.İçinizden geçirmiş bulunduğunuz büyükbaş hayvanlara durması için söylenen o üç harfli kelimeyi bende düşündüm. Haklısınız çünkü bizim örf ve adetlerimize hatta ve hatta dünyanın adetlerine aykırı. Karşı komşuyla ilk kez 1 yıl sonra karşılaşmak ne demek? Bu sevecen hanımefendi hoşgeldine gelmediği gibi kapılarımızı aynı anda  açtığımızda yüzüme bakmadan arkasını dönüp kapısını kapattığı olmuştur. Metropoller mi bizi bu hale getiriyor acaba? Bu ve bunun gibi insanlar hepimizin etrafında az çok vardır. Asansörde karşılaştığımızda beni tanımadığı gibi kaçıncı kata çıkacağımı sordu. O kadar yani:)

 Ödemiş Bıçakçı köyündeyiz.

Haydi gezelim ekibimizle birlikte İzmir Adnan Menderes havalimanından, araçla 110 km süren bir yolculuktan sonra Şirin mi şirin  Ödemiş ilçemize varmış bulunduk.Bizim ekibin keyifli halinden olsa gerek bize yol çok çabuk bitiverdi.Yol güzergahı güzel. Bol bol seralar mevcut. Özellikle Bayındır ilçesi tamamen çiçek üretimi üzerine yoğunlaşmış.Ekipçe Bıçakçı köyüne doğru yola koyulduğumuzda yollardaki manzara görülmeye değerdi. Bayındır barajı maalesef biraz kuru görünüyordu.Yinede Görülmeye değer sonbahar renklerinin uçuştuğu doğa harikası görüntüler vardı.Bıçakçı köyümüze vardığımızda biraz şımardık yine. Öylesine içten karşılandık ki anlatamam.Sevgili Ümmü Erbil nam-ı diğer Ümmü kızımız çok seviliyor. ‘Vatan TV gelmiş koş kız koş ‘diye yaygaralar duyduk desem abartmış olmam. Ne kadar sıcak ve doğallar. Aynı benim karşı komşum gibi…

Sonbahar bir güzel gelmiş ki 

En sevdiğim mevsim
En sevdiğim mevsim

Kış geldi ama, Sonbahar Bıçakçı köyünde yerleşmiş kalmış sanki bir daha gitmemek üzere. Beydağı Ovacık yaylasına kestane toplamaya çıktık. Kestane hasat mevsimi çok güzel oluyor bu zamanlarda. Köyün en büyük geçim kaynaklarından biride kestane. Bu toplanan kestaneler İtalya’ya ihraç ediliyor. İtalya’da şekerlemede kullanıyormuş. Şimdi sıkı durun. Her yıl 4000 ton kadar kestaneyi İtalya’dan tek bir şahıs alım yapıyormuş. Gördün mü elin İtalyanını? Kapmış bizim iri iri kestaneleri. Kilosunu 612 TL arasında satıyor bizimkiler. Elin adamı kim bilir kaça satıyordur memleketinde? 🙂

odemis-kestaneKestane kabuğu diklenli çıplak elle pekde dokunulamıyor. Toplanması biraz zahmetli. Rahmetli babamın bir sözü vardır. Aklıma geliverdi. Çocukluğumuzda, biz kardeşler serzenişte bulunduğumuzda söylerdi. ‘Kestane kabuğundan çıkarmış kabuğunu beğenmezmiş  Dikenli kabuk onu koruduğu halde, kestane kabuğuna yinede burun kıvırırmış. Nankör kestane nolacak 🙂

Mekanın cennet olsun babacım.

Kestaneler Ekim ayının başlarında ağaçtan çırpılmaya başlanıyor. Bu arada kafanı dikenlerden kollayamazsan yandın ! Sonrasında eğrelti otlarının altına saklanıyorlar.  Bu süreç kabuklardaki dikenlerin iyice çürümesi içinmiş. ay kadar bekletildikten sonra takribi Kasım 5 gibi toprak altından çıkartılıyorlar. Önceleri, çürümüş olan kabukları köylüler elleriyle tek tek temizlerlermiş. Daha sonra yerli bir firma kestane kabuğu ayıklama makinesi üretmiş ve köylüler çok büyük bir zahmetten kurtulmuşlar. Bir dua ediyorlar ki anlatamam üreten firma sahibine 🙂 Haksızda sayılmazlar elime alarak fotoğraf çekemedim maalesef Bir başkasının eline verdim de çektim gördüğünüz fotoğrafı. Vay adamcağızın elinin haline. Karşı komşuma hediye olarak mı getirseydim acaba…

Cennet elması kurusu pek bir meşhur.

Biz ekipçe bayıldık.

Ben şahsen ilk defa denedim. Bilenler bilir ama ben bilemedim. Etraf beni uyarana kadar epeyce bi yedim galiba. Efendim güzelce bağırsaklarımızı çalıştırıyormuş cennet elması. Biraz geç oldu ama sonunda öğrendim. Sonrasını ne siz sorun ne ben söyleyeyim.Şu kadarı sanırım yeterli olacak. Kabızlığa birebirmiş …

Geçim kaynaklarının diğerleri ise barbunya, zeytincilik, zeytinyağı, meyve fidancılığı, hayvancılık, ve yeni yeni başlamış oldukları arıcılık. Meyilli bir bölge de yaşadıklarından barbunya yetiştirmek için meyilli arazilerine teras yöntemi geliştirmişler. Oldukça akıllıca bir yöntem.

Efsanelere bayılırım

Köyün aşağı kısmında (bana öyle anlatılıyor, aynen aktarıyorum) Birileri toprağı eşelerkene toprak altında bir çıpa çıkıvermiş. Herkes buna çok şaşırmış. Denizden bu kadar uzak bir mesafede toprak altından neden böyle birşey çıkmış? Ben burada hemen söze atladım tabii. Biraz daha kazsanız belki gemi bulurdunuz diye. Aramışlar ama bulamamışlar bunuda öğrenmiş olduk. Efendime söyleyeyim köyümüzün hatırı sayılır bilirkişileri bir karara varmışlar sonunda. Yıllar evvel, Ödemiş ovasından tutunda Bıçakçı köyü eteğine kadar her yerin deniz olduğuna karar vermişler. Yani en büyük merci kararını vermiş laf düşmez artık. Merak edenler haritada açıp bir zahmet bakıversinler deniz neredeymiiiiş nerelere gidivermiş 🙂

Kuyu kebabı yemeden dönülmez

Fatih Bedir çekimde
Fatih Bedir çekimde
Çek içine
Çek içine
Oğlak eti
Oğlak eti
kestane kebap
kestane kebap
Veeee hazır
Veeee hazır
kestane topladık
kestane topladık

 

 

 

 

 

 

jest
jest

Dekorasyon

Yorumsuz :)

Hayatımın vazgeçilmez bir parçası

İlginç bir yapım var galiba. Yeniliği çok seviyorum. Uzun süre aynı koltuklarda oturmaktan yada aynı masada yemek yemekten aynı objelere bakmaktan sıkılıyorum desem. Tabii bunları her canım istediğinde değiştirmek gibi bir lüksüm yok 🙂

Yorumsuz :)
Yorumsuz 🙂

Ben de ne yapıyorum? Uygun fiyatlı, bütçemi sarsmayan değişiklikler.

Mesela koltuklarımın kumaşını değiştiriyorum. Tabii şimdi bana bu yol çok mu ucuz diyeceksiniz. Evet ucuz . Nasıl oluyorda ucuz oluyor anlatayım efendim. Öncelikle kumaşımı seçmeden uygun fiyatla döşeme yapacak olan bir erbap buluyorum. Bu döşemecileri genellikle ara mahallelerden seçiyorum. Sonrasında kaç metre kumaşa ihtiyacım olduğunu öğreniyor ve kumaşımı seçmek için yola koyuluyorum. Kumaşçıların outlet bölümlerini tercih ediyorum. Daha da ucuz olsun dersek Kadıköy cuma pazarı bu iş için biçilmiş kaftan. Bu pazar da ne yok ki ? Çok kaliteli markaların arta kalan kumaşları burada top olarak satılıyor. Öyle böyle değil arkadaşlar. Her çeşit cins kumaş mevcut. Kadifeler, şöniller daha neler neler. Fiyatlar ise oldukça uygun. Mağazasında metresi 80 TL olan bir kumaş burada 20 TL. Yani fark epeyce büyük. Kısaca özetlersek 20 metre kumaşa ihtiyacınız olduğunu varsayarak 1600 TL yerine 400 TL ödüyorsunuz. Ayrıca koltuklarımın üzerine kırlent yapmak istiyorum derseniz artmış küçük kumaş parçaları satılıyor. Kırlentleri değişik desenlerde uygulamak isterseniz çok çeşit var. Hatta bu tercihle koltuklarınız çok daha şık görünebilir. Dekorasyon da sınır yok. Biraz yaratıcılık biraz esinlenmeyle ve uygun bütçe tercih ederek çok şey yapabiliriz. Bu blogda ilginizi çekeceğini umduğum birçok öneri paylaşımı yapmak istiyorum. Paylaştığım fotoğraflar umarım sizlere biraz olsun uygun fiyatlı  fikirler verebilir. Sizlerde önerilerinizi bana yollarsanız çok sevinirim.  Sizden gelenler adlı kategorimde yayınlamak isterim. Akıl akıldan üstündür.

Bohem
Bohem Şıklık

Şahsen dekorasyon da yaşanmışlık ve hikayesi olan parçaları kullanmayı seviyorum. Annemden, babamdan, ninemden , ninemin ninesinden, onun dedesinden 🙂 Ne bileyim, hiç tanımadığım birine ait çok özel eski  bir parça vb. Müzede de yaşamıyorum 🙂 Eski parçalarla yeni parçaları harmanlıyorum. Mum gibi bir ev içerisinde olmak, yaşam yok hissi veriyor bana. Seyirlik ev diyorum ben bu evlere. Tabii ki bu benim tercihim. Yeni bir avizeyi koltuk takımımın üstüne alırken yanında eskiciden aldığım ikinci el bir avize yemek odamın üzerinde kullanabiliyorum. Yada 100 yıllık bir tepsinin üstünde oldukça modern bir kahve takımı olabiliyor. Aslına bakarsanız çok karışık gibi görünen fakat bir o kadar yerli yerinde olanı seviyorum.

f5693c_d90f76d11df1471c9663d83f0a3825bf~mv2
Şık köşe

Keyif köşeleri, en sevdiğim.

Herbirimizin, ama 500 metrekare ama 50 metrekare yuvasında kimimizin  farkına bile varmadan, kimimizin de zevkle hazırladığı  dinlenmek amaçlı, huzur bulduğu küçük de olsa keyif köşeleri vardır. Bu sayfamda, bol bol  keyif köşeleri  paylaşacağım. Yine, sizlerden gelen önerileride paylaşmak istiyorum. Birlikte fikir edinelim.

El emeği, göz nuru olan tasarımlarınızı, keyif köşelerinizi lütfen yollayın. Ayla’nın kafasın da paylaşalım ki aynı kafada olduğumuzu hissedelim 😉

Cam önü keyfi
Cam önü keyfi

 

 

 

 

 

 

 

 

 

                                                                  HAYAT PAYLAŞINCA GÜZEL

Sapanca: Cennet burası

sapanca-geziİstanbul’a en yakın oksijen deposu diyebiliriz.Burası dört mevsim tatil yapılabilecek harika bir yer.
Hafta sonu,bayram,seyran,okul tatili ailecek şehir hayatından kaçtığımız en yakın cennet köşe.
Bu kaçamaklarımız bize nefes aldırırarak metropol hayatına katlanmamızı sağlıyor.
Sakarya iline bağlı ama ben illaki İstanbul’a yakın yer diyorum 🙂
Hayatımda verdiğim en doğru kararlardan bir tanesi Sapanca ‘da ev sahibi olmak galiba.
Kuş sesi ve tezek kokusu 🙂 ile güne başlamak benim için çok keyifli. (tezek kokmayan yerler de mevcut)
Şimdi, buraya nasıl gelebilirsiniz,nereleri görmeden gitmemelisiniz ve nerede kalabilirsiniz bir göz atalım.
Yarı Sapancalı olarak öncelikle derim ki; Üşenmeyin, kalkın, aracınıza binin yaklaşık 1 saat bilemedin 1.30 saat sonra cennettesiniz.

Yapmadan dönülmeyecekler listesi hazırladım sizler için…

sapanca-gol2
Sapanca gölü
Kafanı dinle
Kafanı dinle

Sapanca gölü etrafında fotoğraf çekin

Köy kahvaltısı yapmayı unutmayın.(Yumurtalar tavuk poposunun altından taze geliyor 🙂 reçeller yöresel, bazlama sıcak sıcak, tereyağ yöresel, hele ki ceviz reçeli, buranın en güzel reçellerinden. Ceviz ağaçları heryerde, yerlerden ceviz toplamak ise çok keyifli. Daha çok ceviz istiyorum derseniz yol üzerinde birçok satıcı bulunuyor.

Gölde kano yapın. Manzara dudaklarınızı uçuklatacak. Uyarıyım!

ATV ile çevreyi keşfedin, grup gezileri,safari yapmak çoook keyifli.

Köy pazarımız süper. Yerliler kendi üretimlerini satıyorlar. Her biri tazecikler.

Yaylalar var. Muhteşem. Piknik, mangal için ideal.

Arkadaş grubunuzla gidiyorsanız Paintball yapmadan dönmeyin.

img_8098
paşa
Rüya ve ben
Rüya ve ben

At binin. Kahvaltı veren bazı mekanlarda atla gezinti yapabiliyorsunuz.

Kaplıca suları meşhur. Sıcacık sular şifalı.

Oldukça güzel köyleri var bol bol keşfedin.

Ekmekleri harika, dikkat edin durduramıyorsunuz kendinizi 🙂

sapanca-kar
Emir karda pek bi keyifli

Kartepe kayak merkezi, kayakçılar için İstanbul’a en yakın merkez. Kartepe’ye çıkmadan aşağıda kayak takımı ve kıyafetlerini günlük olarak kiralayabileceğiniz mağazalar var. Fiyatlar uygun.

Alabalık muhteşem. Ben pek alabalık sevmem ama burada bi farklı yapıyorlar. Deneyin derim. Maşukiye bu işin piri. Kiremitte peynir eritmesi mutlaka deneyin.Çevrede göl kenarı, orman içi, lüks oteller olduğu gibi, tek katlı bungalovlar ya da günlük kiralanılabilen bir çok villa var.Her bütçeye uygun konaklama, yemek yenilebilecek ve kahvaltı edilebilecek mekanlar var.

Sapanca hala çok bakir denilebilir

Umarım imar çarpıklığı bu cennete uğramaz.
Talep İstanbul’a yakınlığından dolayı biraz fazla. Yerleşim yaz kış.
Yerlilerin dışında birçok kişi İstanbul’un kalabalığından bunalarak buraya yerleşiyor. Her bütçeye uygun konut var. Şahsım adına endişelerim var.
Umarım korumayı başarırız.

 Huzuru, mutluluğu uzaklarda arıyoruz 
Ülkemizde o kadar güzel yerler var ki; keşfedelim desek ömrümüz yetmez gibi geliyor bana.
Yurt dışı gezileri, başka kültürler tanımak bana da çok keyif veriyor.
Lakin insan önce kendi kültürünü tanımalı derim. Yoksa, yurtdışı gezilerimizde ülkemiz hakkındaki sorular karşısında, kal gelebilir :)))
Başka bir ülkenin en meşhur yemeğini anlatırken kendi ülkendeki yöresel tadları denememiş olmak komik değilmi sizcede ?
Vatan millet Sakarya sohbetinden sonra 🙂

 Cennet ülkemizde gezip görülebilecek çok güzel yerler var
Hele yurt dışı gezileri için alınması gereken vize işlemleri sırasında kafam öyle bir atıyor ki.
Belge üstüne belge. Yok gelir belgen, yok malın mülkün, yok banka hesabın, yok çalıştığın yerin sicil gazetesi vs.
Bu nedir Allah aşkına ?
Adamın göz bebeğine kadar kayıt alıyorlar.
Ne o sadece ülkelerini gezicem görücem..
Aslına bakarsak bizler için oldukça aşağılayıcı bir durum.
İşte bunları da göz önünde bulundurarak önce kendi ülken, kendi esnafın, kendi yemeklerin, kendi vatandaşın diyorum.
Yurtdışı gezilerimiz de olacak zaman zaman.
Ama önce vatan 🙂

Hayat Paylaşınca Güzel…

 

Takip Edin

7,548BeğenenlerBeğen
104TakipçilerTakip Et
13TakipçilerTakip Et

WEATHER

Istanbul, TR
gök gürültülü hafif yağmurlu
7.6 ° C
9.4 °
6.1 °
75%
7.2kmh
75%
Paz
12 °
Pts
12 °
Sal
14 °
Çar
17 °
Per
18 °
- Reklamlar -
vatantv-logo

Popüler İçerikler