Anlayış :)

 

 

Perimenopoz
Perimenopoz

 

Kadınların korkulu rüyası menopoz.

Bir taraftan her ay yaşanan adet dönemi sona erdi diye sevinirken diğer bir yandan kadınlık duyguları içerisinde yaş almakla ilgili duygusal çöküntüler yaşanılabilir. Aslında doğanın normal döngüsüdür bu. Kadının doğurganlık döneminin bitişidir. Kadın bu dönemde kendini farklı duygular içerisinde buluverir. Fiziksel sıkıntılı dönem yanında duyguların da alt üst olduğu bir döneme geçiş yapar. Menopoza geçiş dönemi esnasında yaşanan bir zaman zarfı vardır. Tam da bu konuyla ilgili

Prof. Dr. Süleyman Engin Akhan diyor ki ;

Perimenopoz Nedir?

Hastalarıma “perimenopozdasınız” dediğimde sıklıkla korku içinde “menopoza mı girdim yoksa?” diyerek korku içinde sorarlar. Perimenopoz kaba bir anlatımla menopoza çeyrek kala klinik bağlamda ortaya çıkan hormonal değişimler, farklılaşmaları tanımlamak için kullanılan terimdir. Akademik düzlemde bazı yayınlarda, kadın anlamasa bile 33-35 yaş civarında biyokimyasal alt yapısının oluştuğu, ama klinik olarak bazı olgularda 38-40 yaş civarında bile klinik belirtilerin görüldüğü dönemdir.

Perimenopozal dönemin en önemli özelliği kadınların önemli bir kısmında düzensiz kanamaların görüldüğü ve kadının yüksek östrojenik aktivite ile ortaya çıkan problemlerle başa çıkmak zorunda kaldığı dönem olmasıdır. Peki neden? Bu sorunun cebavı aslında temel fizyolojik bilgilerde yatar. 🙂

O zaman bu temel bilgileri verelim: Perimenopoza Dair Temel Patofizyoloji

Kadın hayatı boyunca sahip olduğu en yüksek yumurta sayısına anne karnında sahiptir. 16-20.gebelik haftasında dişi fetus 7 milyon civarında yumurtaya sahiptir. Takiben bizim APOPTOZİS dediğimiz programlı bir hücre ölümü başlar yumurtalıklarda! Doğumda kızınız 1 milyon, adet görmeye başladığında ise sadece 300 bin ovuma (yumurtaya) sahiptir. Ve isterse 10 çocuk doğursun, bunların sadece 400-450 sini kullanır tüm yaşamı boyunca. Bu süreç özellikle yaş 40’a yaklaştıkça hızlanır. Zira kaliteli ovumlar genç yaşlarda harcanır ve geriye gebelik sağlaması zor olan yaşlı ovumlar kalır. Ve bu yaşlı ovumların ovülasyonu (yani yumurtlaması, yumurta olarak atılması) zordur. Yaşlı oldukları için haraplanmaya başlarlar. Böylece çok yüksek östrojen düzeyleri ortaya çıkar!.

Ovülasyon olmadığı veya az olduğu için progesteron hormonu salgılanmamaktadır. Bu durum göreceli olarak yüksek östrojen düzeylerinin rahim içi dokuya (endometriumda) aşırı etkisine, böylece dokuda aşırı aktivasyona neden olur. Doku düensiz dökülmeye başlar. İşte tam da bu nedenle kadınlarda 40-45 yaş civarı düzensiz ve şiddetli kanamalar ortaya çıkar. Yine kadınların miyomlar nedeniyle bu dönemde ameliyat olmasının nedeni de bu hormonal ortamdır. Miyomlar yüksek östrojene bayılır. Olağanüstü büyürler!

Bahsettiğim ve belli detaylar verdiğim bu hormonal devinimin gerçekleştiği döneme “Perimenopozal Dönem” denir. Kadının hormonlarına bakıldığında yüksek, aşırı yüksek östrojen, düşük FSH düzeyleri saptanır. Sadece kadın değil hastanın problemlerini çözmeye çalışan jinekolog açısından da zor bir dönemdir. Zira sürekli hormonal bağlamda değişiklikler gösteren bir dönemdir.

Hastanın şikayetlerinin özellikle aşırı ve düzensiz adet dönemlerinin tedavisinde dışarıdan progesteron hormonu verilir. Ağızdan ilaçlar yolu ile verilebileceği gibi benim tercihim olan hormonlu spiraller kullanılarak da lokal progesteron hormonu verilerek bu dönemde yüksek östrojenin endometrium dokusu üzerindeki olumsuz etkisi ortadan kaldırılabilir.

AMA EN ÖNEMLİ NOKTA; BU DÖNEMDE ARA KANAMALARI OLAN HASTADA RAHİM İÇİ DOKUDAN (ENDOMETRİAL DOKUDAN) ÖRNEKLEME YAPMADAN, BİYOPSİ ALMADAN ASLA BU TEDAVİLER UYGULANMAMALIDIR. ZİRA ALTTA YATAN ENDOMETRİUM KANSERİ VEYA KANSER ÖNCÜLLERİ (ENDOMETRİAL HİPERPLAZİ) ATLANABİLİR. ÖNVE BİYOPSİ ALINMALI SONRA TEDAVİ UYGULANMALIDIR.

Menopoz Nedir? Perimenopoz nedir?

 

Cevap yaz